2 Ocak 2014 Perşembe

Introduction to Collistar/Collistar ile tanışma zamanı

Bugün artık ürün tanıtımlarına geçmeye karar verdim ve ilk seçtiğim ürün Collistar Markasına ait kullanıp memnun kaldığım bir rimel.
Öncelikle belirtmeliyim ki kısa ve hacimsiz kirpiklerim olduğu için her zaman rimelleri ince eler sık dokurum uzun zaman sonra tecrübelerimle ulaştığım bu ürünlü bugün sizinle paylaşacağım.
Önce markayı tanıyalım, Türkiye'de her yerde görebileceğiniz cinsten bir marka değil, (İtalyan markası, bu sayede kozmetikte İtalyanların başarılı olduğu hissi canlandı içimde) ancak astronomik pahalı bir marka hiç değil. Altı ay kadar önce bu rimele 65 Tl verdim ancak diğer markalara harcanan paralara kıyas yaptığımda Performans//fiyat oranı son derece yüksek.
Dediğim gibi kirpiklerim kısa öyle bir rimel olmalı kirpiklerimi uzatmalı, ve ayrıca hacim de katmalı.
Collistar Mascara ciglia perfette resimlerine aşağıda yer veriyorum. Fırçasına dikkatli bakarsanız kısa kirpikler için son derece efektif bir ürün olduğunu bu şekilde görebilirsiniz.
Kullanım süresi olarak maskara tüpünün en altında açıldıktan sonra 12 ay belirlenmiş ancak bence bu kategori maskaraların ömürleri 6 ay ya da daha az olmakta bunu da mutlaka dikkate alın . Maskaranın hava almayla birlikte kurumaya başladığını anladığınızda kullanmamanızı tavsiye ederim. Unutmayın kirpikleriniz maskaradan daha değerli.

  Kullandığım maskaradan bir görüntü, kullanıldıkça tabi sarı yaldızlar formdan düşebiliyor ancak fırçanın başarılı bir fırça olduğunu bir kerede burdan göstermek istedim. Tabi bir kozmetik ürününden en iyi verimin onu doğru uygulamakla alınacağını unutmayın ve kirpiklerinize diplerden başlayarak bu ürünü uygulayın. Güzellik ve Sağlık dolu Yıllar dilerim.

1 Ocak 2014 Çarşamba

How to get health feet/Sağlıklı ayaklar için öneriler

Bugün yani 2014 yılının ilk günü gelin ayaklarımız için  güzel şeyler yapalım.
İlk olarak topuklarımıza yerleşen istenmeyen çatlaklardan kurtulalım. 
Bunun için belki de en başarılı yöntemin Pamukkale Travertenlerinde bir kaç saat gezinmek olduğunu söylemeliyim. Travertenlerdeki çöküntülerin (Kalsiyum Karbonatın çökmesi sonucu oluşmuş bu yapılar) içerisinde gezdirdiğiniz ayaklarınız inanılmaz şekilde yumuşuyor, tabi belki evde karbonatlı suyla ayaklarınıza masaj yapsanız bu sonuca yaklaşabilirsiniz. (ama ben denemedim sadece mantık yürüttüm.)
Neyse şu anda Pamukkale'ye gitme imkanımız yok, dolayısıyla gerçekçi şeyler konuşalım. 
Krem ve yatak çorabınızla topuk çatlaklarınızdan nasıl kurtulursunuz bunu paylaşacağım sizlerle. Kolaylıkla evimizde uygulayabileceğiniz bir yöntem bu ve tek yapmanız gereken gece yatmadan önce yoğun bir kremi (burada bepathnen ya da neutrogena tavsiye edilir) topuklarınıza uygulayıp yatak çorabınızı giyerek uyumanız. Bu yöntem bazı ayaklarda iki gün içerisinde güzel sonuç verirken, topuk yapısına ve çatlakların derinliğine göre bu uygulamayı bir hafta sürdürmeniz gerekebilir. Açıkçası çorapla yatmak sinir bozucu olsa da bu çektiğiniz eziyete değecektir.
Ayrıca topuk çatlaklarından kurtulmanın bir diğer yöntemini çatlakların bulunduğu bölgeye argan yağı uygulamak. Ancak yağın akıcılığı karşısında önleminizi iyi almanızı tavsiye ederim ayaklarınızı bir süreliğine streç filme sarıp yağın ayaklarınız tarafından absorbe edilmesini bekleyin bu yöntemi de bir müddet tekrarlayın yine başarılı sonuçlar alacaksınız.
Son olarak topuk çatlağı dışında ayaklarımıza nasıl daha iyi bakarız bunu konuşalım istedim. Ayaklarımızın sağlıklı olmaları için zaman zaman soğuk suyla masaja ihtiyacı olduğunu unutmayalım, soğuk su kanın vücudumuzdaki dolaşımını düzenlediği için örneğin banyodan çıkarken ayaklarınıza ve bacaklarınıza soğuk su dökünüz ve banyoda sıcak sudan etkilenen kan dolaşımınızın düzenli devam etmesine katkıda bulununuz ve bu sayede ayaklarınız yorgunluktan kurtulacak tabi ayaklar rahatlayınca siz de dinçleşeceksiniz.